13 Aralık 2009 Pazar

Kopenhag zirvesi devam ederken iklim değişikliği ve Türkiye

Yine uzun bir ara verdik yazmaya, ama yakında gerçekleştireceğimiz bazı gelişmelerle bu ayıbımızı örteceğiz, diyerek ağzınıza bir parmak bal çalayım.

Bizim basında neredeyse hiç yer bulamıyor, ama şu anda Danimarka, Kopenhag'da büyük bir küresel iklim değişikliği zirvesi devam etmekte. Türkiye'de iklim değişikliği pek gündemde olmamıştır hiç, şimdi de, hele karmaşık bir iç gündem varken, manşetlere taşınmaması şaşırtıcı değil. Bu iklim değişikliğinin bize etkisi az olacak, ya da bir noktada ciddi olarak bu konuda ne yapmamız gerektğini tartışmamız gerekmeyecek anlamına gelmiyor, ama hali hazırda daha tartışma olmadığı gibi, bütün dünyanın dikkatle izlediği uluslararası zirveyi de görmezden geliyoruz.

O yüzden, Amerikan politikasıyla ilgili takip ettiğim bir blogda gördüğüm küresel bir Gallup anketi biraz şaşırttı beni. Gallup, çok basit iki soru sormuş, 128 ülkeden bir çok insana: 1) Küresel ısınma hakkında bilgi sahibi misiniz? 2) Küresel ısınmanın size kişisel olarak bir tehdit oluşturduğunu düşünüyor musunuz? Türkiye'de anket yapılanların yüzde 74'ü küresel ısınmadan haberdar olduklarını söylerken, yüzde 66'sı bunu kendisine "kişisel olarak ciddi bir tehdit" olarak görüyor. Buna iki yönden bakmak mümkün: bir, nüfusun yüzde 25'i küresel ısınma diye bir şey duymadığını söylüyor, ve bu da kötü bir şey. Ama yine de olayın ne kadar az gündemde olduğunu düşünürseniz o kadar da korkunç değil bence. Yine de, bilgilendirilecek çok insan var daha Türkiye'de. Öte yandan, küresel ısınmayı ciddi bir tehdit olarak görenlerin oranı cesaret verici, yine gündemdeki yeri göz önüne alınınca. Konu hakkında biraz bilgi sahibi olanların yüzde 89'u küresel ısınmanın ciddi bir tehdit olduğunu düşünüyor. Bu, örneğin Amerika'daki orandan (yüzde 97 haberdar, yüzde 63 ciddi tehdit olarak görüyor) çok daha iyi, ve de gelecekte iklim değişikliği konusunda bir şeyler yapılması için umut verici.

Yine de burada bir paradoks var: bu kadar çok insan küresel ısınmanın ciddi bir tehlike olduğunu düşünüyorsa, neden gündemde hiç yer almıyor bu konu?

Türkiye bu noktaya kadar iklim değişikliği konusunda pek de parlak bir sicile sahip değil: Kyoto Protokol'ünü daha bu sene onayladık (2012'de geçerliliği sona erecek). Daha kötüsü, protokolün emisyonlarını azaltmasını öngördüğü ülkeler listesinde olmamıza rağmen, biz sera gazı emisyonumuzu katlayarak artırdık (bkz. aşağıdaki grafik; zaten bir emisyon hedefi de koymamıştık). Bu konuda Türkiye yalnız değil elbet, hedef koyan ülkeler arasında da hedefini tutturamayacak olan çok. Hükümet bu konuda biraz hareketlendi son birkaç senede, bu ilerisi için bir değişimi getirebilir, ancak şimdilik yapılanlar çok da büyük bir fark yaratmışa benzemiyor. Bu da demek oluyor ki daha fazla önlem alınması gerekiyor.


Kopenhag zirvesiyle ilgili biraz arkaplan bilgisi içeren, Cumhuriyet Bilim Teknik'den bir yazı şurada asılmış, okumanızı tavsiye ederim.

(Grafik, Türkiye'nin 2007'de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi yükümlülükleri gereği hazırladığı ulusal rapora dayanarak oluşturulmuş; kaynağı şurada. GHG: Greenhouse gases, yani sera gazları demek. Şekilde, 1990 senesindeki emisyon 100 kabul edilerek, o zamandan 2007'ye kadar olan değişiklik gösterilmiş.)

1 yorum:

  1. TUrkiye'ye geldigimden beri (dort gundur) Kopenhag zirvesinin Turk medyasinda yer almamasi benim de dikkatimi cekti. Simdi bu olay hem bilimsel hem de uluslararasi politik bir toplanti. Bilimsel olaylar medyada zaten yer almiyor diyebiliriz. Uluslararasi politik toplantilar da saniyorum ancak Obama ya da Berlusconi basbakanimizin sirtini sivazlayinca haber oluyor. Sonuc olarak halkin ancak 3/4 unun kuresel isinmadan haberinin olmasi dogal, hatta fazla bile.

    Bu durumun internetteki degisik kaynaklardan haber almanin yayginlasmasi ile (ve tv lerin haber vermede oneminin azalmasi ile) ilerleyen yillarda iyilesecegini umit ediyorum. Tabi bu durum politikalara nasil yansir bilinmez.

    YanıtlaSil