Bu hafta ve sonrasında Darwin'den istemediğiniz kadar bahsedeceğimizden, bahisi evrim kuramının diğer kurucusundan, Alfred Russel Wallace'dan açalım dedik. Hikayeyi biliyor olabilirsiniz: 1858 senesinde Darwin doğal seçilim yoluyla evrim fikrini bulalı bir hayli olmuştu, ancak böylesine iddiaki bir kuramı yeteri kadar kanıt olmadan yayınlamak istemediği için bulabileceği bütün kanıtları ve argümanları bir araya toplayıp birkaç ciltlik bir eser yazmayı tasarlıyordu. Kuramını ve taslak manuskiptleri birkaç arkadaşıyla paylaşmış, ama yayınlamak için hehangi bir hazırlık içine girmemişti. İşte bu esnada, bugünkü Endonezya'da örnek toplamakta olan profesyonel doğa tarihçisi Alfred Russel Wallace'dan gelen bir mektup bütün bu planları suya düşürür: zira Wallace, neredeyse kelimesi kelimesine Darwin'in geliştirdiği kuramın aynısını bulmuştur. Darwin'in bu mektuba ilk tepki olarak planı, Wallace'ın kendinden rica ettiği gibi, makaleyi yayınlamak ve bütün krediyi Wallace'ın almasını kabullenmekti. (Darwin bugün yaşasaydı bilim camiasında kolay kazık yiyebilirdi gibime geliyor.) Ancak Darwin'in senelerdir bu kuram üzerine çalıştığını bilen arkadaşları Charles Lyell ve Joseph Hooker, kendisini Wallace'ın makalesi ile aynı zamanda sunmaya ikna ediyorlar, ve 1858 yılının Temmuz ayında, Linnean Society'de, Wallace ve Darwin'in doğal seçilim teorisi bilim dünyasına sunuluyor. (Burada yaygın olarak bilinen ama yine de ironisinden bir şey kaybetmeyen bir dipnot verelim: Linnean Society başkanı Thomas Bell bütün işaretleri kaçırıp 1858 yılı sonunda o yıl büyük bir bilimsel ilerlemenin yaşanmadığını not düşmüştü.) Bu makalelerin okunduğu toplantı hakkındaki bir belgeye bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.Bu hikaye evrimle ilgilenen birçok kişi tarafından iyi bilinir. Bununla ilgili daha az bilinen bir şey ise (en azından benim haberim yoktu), etrafta bazı komplo teorisyenlerinin Darwin'in aslında Wallace'ın mektubunu daha önceden aldığı, ama onun fikrini çalıp kendi makalesini hazırlamak için daha geç almış gibi davrandığını iddia ediyor olmaları. Michael Shermer'in bu iddiayı ele alıp neden gerçekçi olmadığını anlattığı yazısına şuradan ulaşabilirsiniz. Kısaca, Darwin'in doğal seçilim kuramını Wallace'ın mektubundan çok daha önce kağıda geçirdiğini biliyoruz. Zaten Darwin'in Linnean Society'e sunduğu iki makaleden biri, Amerikalı Biyolog Asa Gray'e 1857 yılında yazdığı bir mektubun bir özeti idi. Darwin'in bahsettiği fikirleri 1858'den önce kağıda geçirdiğinin kanıtları oldukça sağlam.
Her halikarda, Wallace, yaşamı boyunca Darwin'in evrim kuramının kurucusu olarak önceliğinden hiç şüphe duymadı. 1889'da evrim üzerine yazdığı ana eserin ismini Darwinizm koyması da bunun göstergesi. Bu olaylar olurken Wallace 35 yaşında ve geçimini profesyonel olarak örnek toplayarak sağlayan bir doğa tarihçisi idi. Ancak, kısmen bu buluşunun etkisiyle, ama esas Malay Takımadalarındaki çalışmaları ve biocoğrafyaya katkısı nedeniyle ilerleyen yıllarda Wallace'ın kendisi ünlü bir bilim adamı oldu. Dolayısıyla, evrim kuramının esas babası Darwin olsa da, Wallace da hem Darwin olmasaydı da bize doğal seçilimi verecek kişi, hem de kendi adına büyük bilimsel başarılara imza atmış bir doğa bilimci olarak saygıyı hakediyor.
Bu konuyla ilgiliyseniz, Alfred Russel Wallace hakkında oldukça yüklü bilgi içeren bir sayfaya buradan ulaşabilirsiniz. Wallace'ın doğal seçilim fikrine nasıl ulaştığının kendi ağzından hikayesi de burada. Burada da görülüyor ki Wallace, 80 yaşında bile, hiç de bu konuda hakkının yenildiğini düşünmüyor.